Ağırlıklı nedeni stres olmak üzere farklı nedenlerden kaynaklı olarak Dişlerin sıkılması ve gıcırdatılmasına tıp dilinde bruksizm denir.
Diş sıkmanın yaygın nedeni stres
Diş sıkma sadece uykuda olabildiği gibi kişi uyanıkken de dişlerini sıkıyor olabilir. Ağrı yoksa hastalar diş sıktıklarının genellikle farkında olmayabilirler. Hekiminin bu durumun farkına varması ve uyarması ile ya da uyurken dişlerini sesli olarak gıcırdatıyorsa aynı odayı paylaştığı kişinin verdiği bilgi ile durumdan haberdar olurlar. Aksi takdirde ancak ileri aşamalarda diş ve kemik kayıpları meydana geldiğinde bruksizmin farkına varılır.
Bruksizmin ağız ve diş sağlığına verebileceği zararlar
Diş sıkma alışkanlığı dişlerdeki mevcut restorasyonlarda ve çiğneme kasları üzerinde olumsuz etkilere yol açar. Bu etkiler;
- Dişlerde ve restorasyonlarda kırık ve aşınmalar,
- Dişlerde hassasiyet,
- Tekrarlayan dişeti problemleri,
- Sabahları çenelerde yorgunluk hissi ve ağrı,
- Kalitesiz uykuya bağlı olarak ertesi gün uyku hali,
- Çene köşelerinin giderek belirginleşmesi ve yüzün daha geniş görünmesi,
- Uzun vadede çene eklemlerinde sorunlar olarak sıralanabilir.
Bruksizme kadınlarda daha sık rastlanır
Uyurken diş sıkma
Uykuda bilinç devre dışı olduğu için uyku esansındaki çiğneme kuvveti kişinin kontrolü dışındadır. Bu sebeple uykuda meydana gelen diş sıkmaları ve gıcırdatmaları için farklı bir çözüm kullanılır.
Diş sıkma aparatı
Uykuda diş sıkma vakalarında kişiye özel özel diş koruyucu diş plakları (okluzal splintler) yapılarak bu durum kontrol altına alınır. Bu plaklar sayesinde dişlerin dengeli kapanması sağlanarak yük tüm çeneye dağıtılır. Böylece hasta diş sıkmanın zararlı etkilerinden korunulur.
Çiğneme kaslarında ağrı olduğunda, kaslara yapılacak sıcak uygulamalar ile rahatlama sağlanabilir. İleri durumlarda fizik tedavi yöntemlerinden de destek alınır.
Diş sıkma botoksu
Çiğneme kuvvetlerinin çok yüksek olduğu hastalarda botoks enjeksiyonları da tedaviye eklenebilir. Botoks, diş sıkma nedeniyle kuvveti normal değerlerin üzerine çıkmış, artık dokularda yıkıcı etkiye sahip kasların kuvvetlerinin azaltılmasında faydalı olur. Bu enjeksiyonlar 1-2 uygulamada etkisini gösterebildiği gibi, bazı hastalarda 4-6 aylık aralıklarla tekrarlanması gerekebilir.
Hangi Durumlarda Tercih Edilir ?
- Şekil ve duruş bozukluğu olan dişlerde
- Madde kaybı, dolgu ile kurtarılmaya izin vermeyecek kadar ilerlemiş olan dişlerde
- Yapısı bozulmuş veya renk değişimine uğramış eski dolgulu dişlerde
- Kalıtsal veya çeşitli nedenler ile sonradan aşırı renk değişimine uğramış ve beyazlatma işleminden sonuç alınamamış dişlerde
- Estetik gülüş tasarımı isteyen hastalarda
- Kron veya köprü kaplama yapımında kullanılır.
Zirkonyum Kaplamanın Avantajları Nelerdir?
- Oldukça sağlam ve aşınmaya karşı dirençli restoratif materyallerdir. Yeterli ağız hijyeni ile birlikte uzun süre kullanılabilirler.
- Işık geçirgenlik özelliği sayesinde doğal diş görünümüne yakındır ve çoğu zaman ağız içinde zirkonyum kaplamayı ayırt etmek zordur. Renk stabilitesi vardır: genellikle sigara veya kahve içme sonucu oluşan lekelenmelere karşı metal destekli kaplamalara nazaran daha dirençlidir.
- Dişeti ile uyumlu bir yapıya sahiptir. Alerjik reaksiyon, diş eti çekilmesi veya diş eti üzerinde koyu bölge oluşumlarına sebebiyet vermez.
- Ağız kokusu veya ağızda tat değişikliği oluşturmaz. Isı yalıtımı sayesinde sıcak-soğuk hassasiyeti yaratmaz.
Metal Destekli Porselen Kaplama mı Zirkonyum Kaplama mı?
Her iki kaplama çeşidi de hem ön hem arka grup dişler için kullanılabilir. Üstün estetik avantajlarından dolayı, özellikle ön grup dişler için zirkonyum kaplama tercih edilir. Uzun köprülerin yapımında ise metal destekli porselenler kullanılır.
Zirkonyum, metal destekli kaplamaya göre daha maliyetlidir. Hekimin önerisi ve hastanın seçimi doğrultusunda tercih işlemi yapılır.